'Tarih boyunca, sosyal, siyasal ve ekonomik alandaki değişimler, kamusal ilişki ve kamusal mekan
kavramları konusundaki anlayışları etkilemişlerdir. Kapitalizm öncesindeki dönemlerde kamusal ilişki
gündelik hayattaki iş, eğlence ve dinlence aktivitelerinin iç içe geçtiği, kendiliğinden gelişen aktiviteler
bütünü olarak görülmüştür. Kapitalist sistemin kendine özgü mantığı içinde ise gündelik hayatı oluşturan bu
alanlar birbirlerinden ayrı bir şekilde tariflenmişlerdir. Bu bağlamda içinde yaşadığımız çağda kamusal
ilişki kendiliğindenliğini kaybetmiş ve çağın dinamikleri doğrultusunda eğlence kavramı ile özdeşleşmiştir.
Kamusal ilişki kavramına bakışta görülen bu değişim, kamusal mekan anlayışını da etkilemiş; çağımızın yeni
kamusal mekanları alışveriş merkezleri haline gelmiştir. '
Tülin Vural, Atilla Yücel
7 Mart 2008 Cuma
alışveriş merkezleri
25 Şubat 2008 Pazartesi
pornografi
¨... Dünya, özel hayatın bitişine, her şeyin kamusallaşmasına tanık oluyor. Bir gözlem çağı oldu yirminci yüzyıl. Yirmibirinci yüzyıl daha da öyle olacak. İletişim ve elektronik sanayi bunu getirdi. Marx, daha işler bu düzeye gelmemişken, 19. yy da 'yabancılaşma'dan söz ediyordu. Sonra Fordist üretim sistemleri girdi devreye. İnsanlar yaptıkları işe, onun mekanik boyutlarına tutsak oluyor, işiyle arasındaki bağı koparıyorlardı. Kendisi olmayarak yapıyordu önündeki işi. Şarlo'nun eleştirileri de işe yaramadı. Yirminci yüzyılın çalışma ve üretme anlayışı bizi böyle bir noktaya taşıdı. Derken, Amerikalıların öğrettiği 'ekip çalışması', işi, emeğimize yabancılaşmaktan da çıkardı, hayatımıza yabancılaşmaya sürükledi bizi. Şimdi öyle bir noktada duruyoruz işte. Gene de anlamadığım şu;
Dünya emekle birey arasındaki uyumu yakalamaya çalışıyor. Fordizm iyi kötü bitiyor. İnsanlar artık 'ev-ofis'lerde yaşayıp .alışıyorlar. Bürokratikler bu olanağı yaratıyorlar. Dileyen dilediği saatte gidiyor ofise. Yaratıcılığını, verimlilğini arttırmak için
insanların biyolojik saatlerine dikkat ediliyor. Kılık kıyafet zorunluluğu yok. Herşey bu kadar incelmişken neden açık ofiste direniliyor?
Sapkınlıklarımız içinde en acımasız ve vazgeçilmez olanı röntgenciliktir, ve yirmi birinci yüzyılın asıl meselesi pornografi olacaktır, derken galiba haklıydım...¨
Hasan Bülent Kahraman, 'Cam Odada Oturmak', s:318-319
23 Şubat 2008 Cumartesi
küçük şeyler.
"...19.yüzyılın sonunda modernist planlama çoşkusunun ilk dalgası yaşanırken, Daniel Burnham şöyle demişti;'Küçük planlarla yetinmeyin' Buna bugünün postmodernistlerinden Aldo Rossi daha alçakgönüllü bir tonla şöyle cevap verebiliyor; 'Öyleyse, mesleğimde neye özlem duyabilirdim? Büyük şeylerin olanaklılığını tarihin dışlanmış olduğunu gördüğüme göre, kuşkusuz küçük şeylere'..."
David Harvey, Postmodernliğin durumu, s:56
22 Şubat 2008 Cuma
hipermarket ve hipermal
...
'Geleceği önceden haber veren bir model olarak hipermarket (özellikle de ABD'de) yerleşim bölgelerinin dağılımını belirlemektedir. Oysa geleneksel çarşılar kentim tam merkezine yerleştirilerek kentliyle köylünün buluşmasını sağlardı. Hipermarket kırsal kesimle kentin ortadan kalkarak yerine köyle-kent arası bir yere (agglomeration) bırakan yeni bir taşam biçiminin dışa vurumudur. (tüketime eşdeğer, onun mikromodeli, tamamıyla işaretlerden oluşan işlevsel bir kent dışı- banliyö tipi alışveriş yeri (zoning) Dahası hipermarket 'tüketim merkezi' olmanın ötesinde bir anlama sahiptir. Burada sergilenen nesneler özgün bir gerçeklikten yoksundur, bir başka deyişle önemli olan onların geleceğe özgü toplumsal ilişki modelini andıran seriler, daireler ve seyirlik şeyler şeklinde düzenlenmiş olmalarıdır.'...
Jean Baudrillard, Simülakrlar ve Simülasyon, s: 112-113
zamanın mekansallaştırılması
T.S Eliot Four Quartets şiirinden,
Bilinçli olmak, zaman içinde olmamaktır
Ama ancak zaman içinde hatırlanabilir
Gül bahçesindeki an, yağmurun çardağı dövdüğü an;
Geçmişle ve gelecekle iç içe.
Ancak zaman aracılığıyla fethedilir zaman.